6 Kasım 2017 Pazartesi

KARINCALAR #1

30’lu yaşlarının sonuna gelmiş, metropole saplanıp kalmış her insan gibi onun da en büyük hayaliydi bahçeli, mümkünse denize yakın bir ev. Tamam, yaşadığı ev bir sitenin birbirinin aynı 20 katlı binalarından birinin dokuzuncu katındaydı ve buraya bahçe ya da ağaçlar taşıyamazdı. Ama bir kişinin bile zorlukla girebileceği balkonuna büyük saksılar yerleştirebilir, o balkonun bağlı olduğu ütü odasında ufak bitkiler yetiştirebilirdi. Hemen alışveriş yaptı. Birkaç torba toprak, rengarenk sevimli saksılar, balkon için domates, salatalık fideleri hatta minyatür limon ağacı bile aldı. Balkonun bağlı olduğu ütü odası için de menekşeler, ortancalar, sardunyalar… Bütün hafta sonunu kendi küçük bahçesini dizayn ederek geçirdi. Pazar akşamı küçük balkonuna zorlukla sığdırabildiği taburesinde, bitkilerinin arasında kahve içerken son derece keyifliydi, kendisiyle gurur duydu. Çiçek vermeme, yaprak biti gibi sorunlara kolayca çözüm bulabiliyordu artık. Bitkilerinin sayısı da giderek artıyordu. Evini sadece bitkilerle değil karıncalarla da paylaşmaya başladı; rahatsız değildi. Bazen mutfakta, bazen banyoda karşısına çıkan karıncaların beyaz bir kağıdın üzerine çıkmasını sağlıyor, onları kavanoza alıyor, üşenmeden sitenin karşısındaki boş araziye götürüyordu. Her gün sabah ve akşam karınca taşımaya başlamıştı, karıncaları usulca toprağa kavuşturuyordu. Ev karıncaları ile toprak karıncalarının hızlı uyum sürecine de hayran olmuştu. Karıncalar kendi mahallelerini kısa zamanda kurmuşlardı. Minik yuvalarına yiyecek taşımalarını saatlerce, hayranlıkla izliyordu hafta sonları. Ta ki kendi yaşadığı sitenin bir kopyasının temelleri, yıllardır boş duran o arazinin üzerine atılana kadar… Sabah uyanıp balkonundan bahçesine baktığında, bir gecede inşaatın bu denli hızlı ilerlemesine mi şaşırsa, karıncalarına mı üzülse bilemedi. Nereden bilsinlerdi bir hayalperestin orada karınca yetiştirdiğini. O temellerin atılışı hayatının dönüm noktası oldu. O gün istifasını verdi. Kariyerine Ege’de bir köy evinde karınca yetiştirerek devam etti.
[küncülü_helva]

Hiç yorum yok: